galata köprüsü  * 


/ 2
  1. bogazdan halic'e girerkenki ilk kopru. eskisi yaninca bu yapilmistir. bir aralar alti kapaliydi, ama bir kac sene once hizmete acildi. barlar, restaurantlar kuruldu. bogaza bakip bira icmek gibisi yoktur kopru altinda.
    #95897 (laz pacino, 02.03.2006 14:25)
  2. karaköyü eminönüne bağlayan köprüdür. istanbulun nostaljik eserlerindendir. geçtiğimiz yıl itibari ile üzerinden tramvay geçmeye başlamıştır. insanlar üzerinden balık tutarlar bu köprünün.
    #95936 (palta, 02.03.2006 14:51)
  3. galata köprüsünün altında cafeler, publar, restoranlar bulunmaktadır. karaköy kısmındaki yerde en tutulan yeri * 10 numara'dır. eğer gidilirse kesinlikle orası tavsiye edilir. cafe tarzının yanında manzaraya karşı armut koltuklarda oturmak gibisi yok.. * * * eminönü tarafında da aruna cafe tercih yeri olabilir. tavla, nargile ve manzara bakımından hoştur. * *salataları çok güzel. *fiyatları uçuk değildir.
    #125573 (kacak kelebek, 22.03.2006 19:27 ~ 10.09.2006 10:48)
  4. eski bir fotografı için
    http://www.azizistanbul.com/eskifoto06/galkop2.jpg +
    #617838 (kara hilal, 08.09.2006 19:57 ~ 04.01.2007 22:21)
  5. rıhtım kenarındaki balık ekmekçilerin tarihi dokuyu zedeliyor gerekçesiyle ortadan kaldırılması sonrası eminönünde balık ekmek yemek için de tek gidilecek adres haline dönüşmüştür.*
    #618115 (gozluklu kedi, 08.09.2006 22:10)
  6. sabahın köründe gezilmesi çok zevkli yerlerden biridir.
    #621135 (paradigma, 10.09.2006 01:03)
  7. bir orhan veli şiiri. şöyledir:

    galata köprüsü

    Dikilir Köprü üzerine,
    Keyifle seyrederim hepinizi.
    Kiminiz kürek çeker, siya siya;
    Kiminiz midye çıkarır dubalardan;
    Kiminiz dümen tutar mavnalarda;
    Kiminiz çımacıdır halat başında;
    Kiminiz kuştur, uçar, şairane;
    Kiminiz balıktır, pırıl pırıl;
    Kiminiz vapur, kiminiz şamandıra;
    Kiminiz bulut, havalarda;
    Kiminiz çatanadır, kırdığı gibi bacayı,
    Şıp diye geçer Köprü'nün altından;
    Kiminiz düdüktür, öter;
    Kiminiz dumandır, tüter;
    Ama hepiniz, hepiniz...
    Hepiniz geçim derdinde.
    Bir ben miyim keyif ehli, içinizde?
    Bakmayın, gün olur, ben de
    Bir şiir söylerim belki sizlere dair;
    Elime üç beş kuruş geçer;
    Karnım doyar benim de.
    #649975 (thedewil, 20.09.2006 02:38)
  8. istanbul'da, karaköy ile eminönü arasında yer alan köprüdür. "ilk galata köprüsü", çeşitli defalar onarım ve restorasyondan geçirildikten sonra 1992'de mayıs ayında geçirdiği yangının ardından, yerini "yeni galata köprüsü"'ne bıraktı.
    #861182 (vernon sullivan, 15.11.2006 02:59)
  9. (bkz: köprüaltı kemancı)
    #1047446 (beelzebub, 24.12.2006 04:24)
  10. (bkz: dersaadet)
    #1047508 (rabbit, 24.12.2006 05:35)
  11. kulağımda voltenim, süper fm'de orhan baba'nın bilmesin o felek şarkısı çalıyor. galata'yı geçiyoruz; yanımda dayıoğlu var. istanbul'a geleli neredeyse 1 hafta olmuş. parlak bir yaz günü. haftanın sonu. karaköy iskelesinin karşı yönündeki balıkçı teknelerinin önündeyiz. hemen dibimizden otobüsler kalkıyor, aynı yönde hırdavat gereçlerinin satıldığı bir pazar bulunuyor. ne kadar okumuş olsam da,tramvay ile otomobillerin aynı yolu kullandıkları taşıt yolunu ilk defa gördüğümden biraz şaşkınım. 97'de istanbul'a gelmiş dayıoğlu ise alıştığından olacak yadırgamıyor benim gibi, boyuna anlatıyor. yok şura böyledir yok şura şöyledir. sağolsun, sırf beni gezdirmek için şefinden izin almış,sultanbeyliğindeki kanepe fabrikasındaki işine gitmiyor. gencabay'ın koro ile seslendirdiği "söyleme kıskanırlar"- "söyleme" yerinde galatanın tuzlu sularına bakıyorum. "dur biraz" diyorum. "denizi seyredelim."

    iskelelerden vapurlar kalkıyor. hoparlördeki bir ses, boğaza düzenlenecek geziye 5 dakika kaldığını söylüyor. aileler acele ile gemiye doluşuyorlar. süleymaniyenin kubbelerinde elips biçiminde şekiller çizen kuşlar mabedin koruyucusu gibi duruyorlar. neden bilmiyorum çiçek geliyor yine aklıma. nişan'ı attığımız pastahanedeki akşam'ı düşünüyorum. yüzüğü parmağından çıkarıp aceleyle yerinden kalkmasını, birşeyi saklamak ister gibi ellerini suratına siper edişini...

    tabi bunu belli etmiyorum. süleymaniye camiyi yönündeki istanbul'a bakıyorum. coğrafya kitabında bir bölgeyi gösteren haritanın en manzaralı koordinatına konmuş bir gözlem evinin kulesinden bakar gibi, iç içe geçen kutulara benzeyen bozuk inşalara bakıyorum. yüksek binaların altında ezilen köhne apartmanlar, gecekondular...taksime çıkan yolun orada büyük bir tersane bulunuyor. tıpkı haydarpaşa tarafındaki kadar büyük bir tersane.

    manzaraya dalmış gitmişim bir süre. haftasonu balıkçıları için şanslı bir gün. boyuna balık çıkarıyorlar: misinenin ucunda ümitsizce takla atan küçük balıklar. yanımızda balık tutan yaşlılığı, saçı aksine beyaz bıyıklarına vurmuş, olta ve yem satan balıkçının kovasındaki balıklara bakıyorum: ters çevrilmiş ince belli çay bardağının içinde ümitsizce, bardağın köşelerine çarpa çarpa uçuşan bir sineğe benzeyen çaresiz balıklara bakıyorum: yarı yarıya dolu kovanın içine doluşturulmuşlar. suyun içinde dört dönenler de var, sonlarını bilir gibi artık kurtuluş ümitlerini yetirmişlerde. bir tanesi gözlerini bana dikiyor. "bizi kurtar buradan, denize dök tekrardan" der gibi. elimden birşey gelmiyor tabi. suçlu bir şekilde başımı çeviriyorum.

    bu kadersiz küçük balıkların aksine, doğaya hükmeden güçlü balıklar var neyse. marmaranın orta yerinde dolaşan bir moby dick'i hayal ediyorum. galata'dan değil de boğaz köprüsünün oradan çıkacak, körpe balıkların intikamını alacak, bu sefer sırf kendini koruma güdüsüyle değil de intikam duygularıyla hareket edecek: köprüyü yıkıp arabaları yutacak, zenginlerin yalılarını, osmanlı paşalarından kalan köşkleri yerle bir edecek.

    şarkı bitiyor, ben de voltemi kapatıp kulaklarını çıkarıyorum. dayıoğlu diyor ki: " gel aşağıya inelim, birşeyler yeriz. içki içecek yerler de var." "iyi" diyorum, köprünün alt kısmına iniyoruz.

    aşağıda bir dolu pub. ne var ki her ikimizinde sabah içki içme alışkanlığı bulunmuyor. küçük bir lokantaya, yemek yemeye giriyoruz. turistlerin sedir üzerine yayılmış kilimler üzerinde nargile tüttürdüğü bir yer. hafif birşeyler atıştırıyoruz.

    alt kısımdan, eminönü tarafındaki otobüs durağına gidiyoruz. bir antik tiyaroyu, anfiyi andıran, tezgahlarda atletlerin, cep telefonların satıldığı, sevgililerin balık ekmek yedikleri yere. mecidiyeköy'e profilo alışveriş merkezine gidecek otobüsü beklerken meydana bakan yerde hepsi kör olan özürlü vatandaşlardan kurulu orkestrayı dinliyoruz. acemaşiran makamından bir türk sanat müziği bestesini icra ediyorlar. ayakta dikildiğim yerden orkestraya doğru yürüyorum, utana sıkına cebimden 1 ytl çıkarıp önlerindeki kilitli kutunun para deliğinden içeri sokuyorum parayı. herkes beni izliyormuş gibi geliyor.

    5 dakika geçiyor mu üstünden pek emin değilim; beklediğimiz otobüs geliyor. otobüse binip istanbul'un güzel bir köşesini görmenin saadeti ile ayrılıyoruz oradan - en azından ben ilk defa gördüm-. çiçek,çiçeğim kadar güzel bir yerden.

    (bkz: doğaçlama hikaye)
    #1047796 (zinani, 24.12.2006 11:24)
  12. kar yağarken üzerinden yürüyerek karaköy'e geçmenin ayri bir güzel olduğu köprü.
    #1047804 (MANSON, 24.12.2006 11:27)
  13. bakım için gece yarısı adeta ortadan ikiye ayrılıyormuşçasına açıldığında özellikle görülmesi gereken köprü. ne görkemdir. civar restoranlarda pek bir şey yenmemeli. *
    #1106716 (fayaka, 04.01.2007 22:20)
  14. eskisinin daha sıcak olduğu köprüdür. ruhu vardır sanki.
    #1116526 (pilotmont, 06.01.2007 22:52)
  15. istanbul da oltayı eline ilk kez alanlara bile sorsanız, size Galata Köprüsü nü işaret eder. Öyle ki, yer bulmak bile çok zordur. Özellikle de hafta sonlarında. Sabahın ilk ışıklarında gitmek, rahat ve güzel bir yer kapmak için şarttır. Özellikle Marmara ya bakan tarafının daha verimli olduğu söylenir. Temmuz - ağustos ayları dışında çinekop, kefal ve istavrit bolca bulunur. Balıkçıların tecrübesine göre 10 lu veya 12 li çapari kullanımı en çok tercih edilen tekniktir. Sarkıtma, şamandıralı, mantarlı olta da kullanılabilir. Köprü üzerinde sandviç ve çay satan seyyar satıcılara rastlamak mümkün.
    #1328708 (piri reis, 21.02.2007 00:22)
  16. Galata köprüsü resimleri için kaynak link:
    http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=3317
    Köprü genelde geceleri açılır.Gündüz açılan resmi için link
    http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=3855
    #1776401 (Gozdewell, 16.06.2007 14:23)
  17. geçen 27 senelik ömrüm boyunca devamlı inşaa halinde olmuş bir köprüdür. bu duruma akıl sır ermemektedir. çok daha öte bir mühendislik çalışması olan boğazdaki köprüler için bile bu kadar bakım onarım çalışması yapılmazken bu köprünün ömrünü bakımlarla geçirmesi ayrı bir tartışmadır.
    buyrun burdan yakın:
    http://www.ntvmsnbc.com/news/415869.asp
    #2042528 (azorka, 31.07.2007 09:53 ~ 09:54)
  18. eskisi dubalar üzerinde yüzen bir klasikti fakat haliç'te akıntıyı keserek kirlilik oluşmasına sebep oluyordu. yine de güzel birşeydi...
    #2042559 (ozz le grand, 31.07.2007 10:04)
  19. galata köprüsü altında yürürken sürekli ''çay ikramımız var'' , '' bize gelmek ister misiniz?'' diye sorularla sık boğaz edilmezse dinlendirici, sakin ama akşamları hareketli olan yer. * fiyatları yavaş yavaş yukarı çekmeye başladılar çünkü oranın müdavimleri fiyatlar bin kat yükselse bile bırakmazlar.*
    #2042570 (kacak kelebek, 31.07.2007 10:07)
  20. alt katında yürürken bir anda bir kurşun * darbesiyle kanlar içinde kalabileceğiniz yerdir. (bkz: aman dikkat)
    #3377058 (fuathusnukayacan, 09.05.2008 22:12)
  21. istanbul'un sembollerinden biridir.
    #3377112 (korkuluk, 09.05.2008 22:23)
  22. istanbula gelen herkesin haydarpaşa garından sonra resim çektirdiği güzide mekan.
    #3421265 (veziri azam, 20.05.2008 09:43)
  23. 1910-1912 yılları arasında man firması tarafından inşa edilmiş olan köprüdür.
    #3995191 (williamhowardtaft, 22.09.2008 15:13)
  24. Balık rakı keyfi yapılacak mükemmel yerlerden biridir. Ayrıca tüm mekanlarda balık ekmek 4 ytldir. Fix menü balık ekmek bira 7 ytl.
    #4281843 (BaL, 26.11.2008 02:23)
  25. ilk olarak 1845 yılında, Sultan Abdulmecid zamanında, annesi 'Bezm-i Alem Valide Sultan' tarafından yaptırılmış olan köprüdür.
    #5897823 (altinci goz, 26.08.2009 23:43)
1 2 sonraki»

/ 2
Copyright © 2010 - uludağ sözlük

galata köprüsü başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. galata köprüsü ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi doğru olmamakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu galata köprüsü nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about galata köprüsü. Copyrights of the articles are belong to their authors.