dogville 


kapat
  1. danimarkalı ünlü yönetmen lars von trierin sinemaya yeni bir soluk getiren mükemmel filmi.
    filmin tamamı bir tiyatro sahnesinde çekilmiş olup bütün tiyatro sahnesiyle canlandırılmış dogville kasabasında geçen bir öyküyü anlatmaktadır.filmde evlerin duvarları kapıları tamamiyle hayali olarak orda bulunmaktadır.anlatması zor bir durum izleyin en iyisi kendiniz görün..
    sinemayla gerçekten ilgilenen herkes tarafından kesinlikle izlenmesi gereken bir filmdir...
    #109668 (msd, 11.03.2006 01:42)
  2. kesilmemiş, dvd versiyonu 3 saati bulan film..
    grace'in o masumiyeti, iyi niyeti kimi zaman insanı zıvanadan çıkarıyor.
    ama hayretle ve hayranlıkla izlettiriyor kendini.
    üçlemenin ilk ayağıdır:
    2-manderlay
    3-washington
    #109675 (cikarinbeniburdan, 11.03.2006 01:46 ~ 01:52)
  3. devamı manderlay isimli filmde anlatılan sosyolojik bir eserdir. film en basit öğelerle insanı anlatmaktadır. filmde tecavüz sahnesi dışında fazla bir hareket yoktur. tarzınız değilse ya da herhangi bir tarzınız yoksa, size fast and furious izlemeniz önerilir, buna da ayar denir.
    #109680 (impayatoy, 11.03.2006 01:49)
  4. Lars von Trier'ın fırsatlar ülkesi-abd üçlemesinin ilk filmi.breaking the waves ve dancer in the dark'ı izlememiş olanlar farklı bulup beğenebilirler ama izleyenler yeni birşey bulamayacaklardır.zavallı bir kadının toplum tarafından sömürülüp bir kenara atılması teması sıkmaya başladı sanki.
    #611647 (illegal, 06.09.2006 12:32)
  5. siyah bir zemin üzerinde geçen bir sinema eseri. kasabanın halkının evleri , bir köpek , ağaçlar hepsi sadece siyah zemin üzerine çizilmiş sınırlar dahilindedir. sahne üzerine kroki çıkarılmış ama evlerin duvarları olmayan sadece neyin nerde olduğunu anlamak için sahne üzerinde çizilmiş şekillerden ibaret güzel bir filmdir. sanırım anlatılamıyor ,yaşanması gereken film. sosyal açıdan değişimi belki de gelişimi ** anlatan güzel , kimilerinin sıkıcı bulduğu ama bir kısım insanın da eğlenceli ve değişik bulduğu izlenmesi gereken filmlerden.
    #699261 (freedean, 06.10.2006 08:01)
  6. voltaire in candide isimli eserinin bir benzeri olan film.
    #736197 (suzergecer, 14.10.2006 15:01)
  7. devam filmi manderlay olan ve süper bir kurgu ile çekilmiş çok güzel ve yalın bir anlatım tarzı olan düşündürücü film.
    #736214 (pink_floyd, 14.10.2006 15:03)
  8. sarışınım nichole'ün izlediğim güzel filmlerden birisi. film başlarda sıkıcı gibi gelmekte ancak son 10 dakida da hass..tir lan film demek böyleymiş demekten alamıyor insan kendini.
    #736246 (darwen, 14.10.2006 15:12)
  9. gerçekten çok orjinalce düşünülmüş film. değişik bir şeyler izlemek isteyenler için birebir.

    --spoiler--

    tiyatro tadındaki sahneleri çok güzel düşünülmüş, böylece köydeki herkesin yaşayışı daha saydam ve objektif bir şekilde aktarılabilmiş.

    --spoiler--
    #960280 (yat yat yat ahlak polisi, 06.12.2006 21:48)
  10. nicole kidman'a tapılabilecek bir film. bir yerlerden tanıdık mısınız bu filme yaşananlara? ülkemizde kadına yapılan muamele ile aralarında bir benzerlik mi sezdiniz yoksa? *
    #960332 (steril mikrop, 06.12.2006 22:00 ~ 04.04.2008 09:26)
  11. suratıma kocaman bir tokat yedim. hala kendime gelemedim. o kadar canım acıdı. cok. bir film ancak bu kadar sert ancak bu kadar siddetli bir etkiye sahip olur. bir basyapıt. izlenmeli. insan kendisiyle basbasa kaldıgı zamanlarda en arızalı kararlarını alır ya, bu film insanda karar almaya yonelik ciddi etkiler bırakıyor ona gore. hazırlıklı olun...

    nerden baslasam ki. empati yapmak, surekli olaylara, insanlara genis bir perspektiften bakmak sizi iyi bir dinleyici ya da iyi bir insan yapmıyor/mus. neden sonuc iliskisi kurabilmek sizin zeki, akıllı, mantıklı bir insan oldugunuzu; kimsenin dusunemedigi anlayamadıgı seyleri sizin anlayabildiginizi gostermiyor/mus. bu sizin farklı, farkındalık sahibi, akıllı, iyi biri olmak icin cabalayan, evrensel, humanist birisi oldugunuz degil, egonuza olan baglılıgınızın ve kibirinizin bir gostergesiy/mis. bunlar dar bir cerceveden benim gozume sokulanlar.

    bir de filmde o kadar cok metafor var ki... genis bir cerceveden yaklasırsak eger; dogville diyerek lars von trier amerika'ya guzel bir gonderme yapmıs zaten. isin dini ve ahlaki kısmını ise; 7 biblo / 7 gunah (öfke, acgözlülük, kıskanclık, oburluk, sehvet, gurur, tembellik) kopegin adının musa olusu, elmalarla dolu bir araba ve cinsellik dahası tecavuz, 7 cocuk (olympia, dahlia, diana, athena,pandora, jason, achilles) ki bebek olanın adı ashilles, -yani en guclu insan- olarak gayet guzel detaylandırmıs. diyecegim o ki metaforlar cok kullanılmıs, insanı dusunduruyor bu detaylar. *

    baslıbasına az dekor kullanılması, filmin bir tiyarto izleme duygusu uyandırması, sasırtıcı teknigi, kullanılan ısık, kameranın sadece gorulmek istenen sahneleri vermesi harikaydı. izlerken insan goruntulu bir kitap okuyor hissine kapılıyor.

    yapmamam gereken bir seyi yaptım ben filmi izlerken; kendimi grace'in yerine koydum, ki bence filmde uzerine en cok gidilen sey bu idi, empati yapmak her zaman mantıklı bir sey degil, herneyse ben yaptım. eger ben grace olsaydım o kadar sakin o kadar sabırlı davranamazdım basıma onun basına gelenler geldiginde. elbette babamın verdigi gucu kullanır, sonunda herkesi, hatta achilles'i bile kendi ellerimle oldururdum.

    eger birisine iftira ettiyseniz, yine zaaflarınız yuzunden birisine kotulugunuz dokunduysa, aslında kendinizle yuzlesecek o kasabadaki diger yakınlarınızı goreceksiniz.

    zaaflar, ama o sartlar altında olsaydınlar, kotuluk ve kotulugun nedeni, ahlak, ve bolca kibir bunları yasıyorsanız, size kotuluk edenlerin karsısında ama o bulundugu sartlarda ancak boyle yapabilir diyorsanız, entry min ilk paragrafını okuyun ilk once, sonra; buyrun iyi seyirler.(ne kadar mumkunse artık)

    hamis : son olarak o kendini bilir iyi ki seni tanımısım, sayende izledim bu filmi. tesekkur ederim, icten ve gercekten.
    #1041581 (kabaktadi, 23.12.2006 03:40 ~ 04:00)
  12. (bkz: teatral sinema)
    #1041727 (louis cyphre, 23.12.2006 05:07)
  13. lars von trier izleyiciye ayar vermeye devam eder bu filmde de.
    #1175332 (electronica, 19.01.2007 07:15)
  14. henüz izlememiş ve bir ihtimalle de izleyemeyecek olmanın verdiği rahatlıkla
    "isa nin cilesinin avrupai hali" gibi adi bir tanımı yapılabileceğim filmdir. grace de kimseden intikam almayacaktır aslında. yönetmene biraz daha semavi din eğitimi almasını tavsiye ederim (tevrattan değil).

    isimleri, çoğunluğun aksine metafor olarak görmüyorum: kolaylaştırıcı. geçici değişkeninize "mustafa" değil de, "temp" ya da ağzı düz "gecici" yazmak gibi. okumayı ve izlemeyi kolaylaştırıcı güzel bir kullanım.

    fazla iddialı şeyler var. hepimiz en derin anlamında sıradan ve aynıyız. ancak yaşanmışlıklarımız bizi farklı kılabilir. yoksa, anlık olarak, ne nuri efendi; ne de ali bey birbirinden çok farklılar.

    büyük trenin istikâmeti belli değil mi? mezardan çıkıp birbirimize sarılamayacaksak eninde sonunda-- mutlu bir şekilde, sevgiyle, sevişmek lazım.
    #1250759 (bl, 03.02.2007 03:16 ~ 04:59)
  15. sinemaya gidip de filmin yarısında çıkan,bu ne ya tiyatro mu sinema mı bu ne biçin bir şey diyerek seyirci kurbanı olan harika film,
    önemli ögelerin öne çıkması için geri plana atılmış dekor,
    insanı yaptıklarını sorgulamaya yönelten bir senaryo.
    #1370159 (jansery, 03.03.2007 19:07 ~ 19:08)
  16. (bkz: manderlay)
    #1370169 (zargana, 03.03.2007 19:09 ~ 25.12.2007 22:36)
  17. sinirden gebererek izlediğim ama filmin sonunda nikol hatunun numarasını ayakta alkışladığım film. ''geberin ikiyüzlü pislikler''.
    #1524300 (whitewind, 13.04.2007 22:28)
  18. (içeriğe dair bilgi ihtiva ediyor, okuma. git izle..)

    ölmeden önce izlenmesi gereken birkaç filmden biri, bir başyapıt. dekorsuzluk filmi izlemeye başladığında rahatsız etse de kısa sürede pek de şahane bir fikir olduğunu anlıyor ve konuya kendini kaptırmış olduğundan farkına bile varmıyorsun. insanın kendiyle yüzleşmesini sağlayan, "kibir nedir?" sorusuna yıllardır verdiğin cevabı yeniden gözden geçirmene neden olan bir film. grace'in (ki isa alegorisidir) gördüğü onca zûl sonrasında babası (evet, tanrı, kutsal ruh) ile yaptığı ve tekrar ve tekrar ve tekrar izlenmesi gereken konuşma, kötülüğün cezalandırılması konusunda insanın beynine çivi gibi çakılacak çıkarımlarla hatırda kalıcı..
    kidman'ın performansı olağanüstü, yönetmen olağanüstü, konu ve işleniş biçimi olağanüstü. bu filmle birlikte şeytanın avukatı ve otomatik portakalı da izlemeli.
    #2127036 (uyuz, 13.08.2007 21:37)
  19. insan etiğinin, değer yargılarının, zaafının, kibirinin muazzam bir çıplaklıkla anlatıldığı film.

    bu kadar açık olması kişide tokat yemiş hissi bırakıyor. şöyle sağlamından bi' tane.

    film sonunda anlatıcıdan gelen soru, film bittikten sonra yazıları ve fotoğrafları eblek gözlerle seyretmeye sebep oluyor.* * ama sonra sorunun sorudan bağımsız cevaplarını buldum ben. sanırım, insan insana mahkum bırakıldı. bu konuda gidip tom edison'a danışmam gerek. sonra da kendisiyle beraber grace'i tavandan asıp, yeni muhteşem planımızı tartışabiliriz.
    #2743177 (peevish, 25.12.2007 04:44)
  20. oha gibi bir film, süper film. olağanüstü, sahi, ve dogma evet, mipminimal.

    edit: imla, yazıyorlar.
    #2743185 (jules winnfield, 25.12.2007 04:59)
  21. Yönetmenine dahi gözüyle bakıyorum artık. 3 saat boyunca öyle bir işliyor konuyu bizler -en hümanistimiz bile- küçücük çocukların ölümünden zevk alır konuma gelebiliyoruz. Deha değil de nedir bu. Sahnelere ve oyunculuklara girmiyorum bile. Veya gireyim: Tek kelimeyle hepsi muhteşemdi.

    Tek sorun yönetmenin uçak korkusu yüzünden hiç Amerikaya gitmemiş olması.
    #2748097 (japon balikcisi, 26.12.2007 08:46)
  22. evet onlar basit insanlar. uzaktalar bize. varoşta, gecekonduda, işçi onlar ya da köylü... şimdiye kadarki yaşantımda karşılaştığım en büyük çelişki işte.

    --------------spoiler---------------------

    filmin başlarında grace'in kendisine tecavüz eden kişiyi bile anlamaya çalıştığını, ona kızmadığını görürüz. sevgilisi, tecavüzcüyle konuşmayı teklif ettiğinde "hayır yapma, kafası karışık onun bu yüzden yaptı" gibi bir açıklama yapar.

    her kötü şeyin bir nedeni vardır.

    tecavüzcünün eşi de grace'e zarar vermek ister, onun değer verdiği bibloları parçalar. aslında kızması gereken kişi eşidir, ancak ya gücü yetmez ya da eşine aşık olduğu için hatayı eşini baştan çıkaran kadında arar.

    kamyonuyla grace'in gitmesine yardımcı olacak olan adam aslında dogville halkından korktuğu için grace'in gitmesine izin vermez. cinsel açlığı olduğu için ve belki parası olmadığı için grace'e tecavüz eder.

    grace'in sevgilisi, grace'in diğer tüm erkeklerle birlikte olup da kendisi ile birlikte olamamış olmasından dolayı bir hayal kırıklığı ve eziklik hisseder. grace'den "hayır" yanıtını alınca da öfkesini yine zavallı bir kız olan grace'e yönlendirir ve kızın babasını arar, bu öfkesini bir şekilde yansıtmak için.

    -------------spoiler-------------------

    filmde grace önceleri bu davranışları anlamaya ve hoşgörü göstermeye çalışır, sabreder. daha sonra o da dayanamaz artık. bizim de hep yaptığımız bu değil mi zaten? kapkaççı çantamızı çalınca ekonomik zorluklardan dolayı bunu yaptığını düşünürüz. bir adam bize laf atsın, mini etek giydiğimiz için suçluluk duyarız. gelinine işkence eden bir kaynananın oğluna olan sevgisini düşünürüz. kızmayız bu kişilere.

    mustafa hakkinda her sey adlı filmde "onlar toplumun safrasıdır" denir alt tabaka için. dogville'i izlediğimde de aynı tiksintiyi yaşadım içimde. yaptıkları davranışlar için nedenleri olabilir, ama bu yaptıklarının yanlış olmadığını göstermez ki bize.
    #3358395 (peride3, 05.05.2008 01:24)
  23. insanın en büyük sorularından birisi olan "kibir" den girmiş pesimizmin doruklarına çıkmış bir film sanatsal açıdan yaklaşamıyorum zira karar mercii değilim fakat farklı bir çekim tarzı olduğu aşikar. neyse konumuza dönelim. film insandaki kibirin çıkış noktalarına değinmiştir. af bir kibir miydi? yoksa iyi olmanın bir yolu muydu? kimin kibirli olduğu biz izleyenlere kaldı.

    --spoiler--
    + Demek ben kibirliyim. insanları affettiğim için kibirliyim ha?

    - Tanrım ! Bu sözleri söylerken sözde alçakgönüllülük ediyorsun. Kimsenin, beni dinle, hiç kimsenin senin yüksek ahlaki değerlerine erişemeyeceğinden o kadar eminsin ki, herkesi bağışlıyorsun. Bundan daha kibir dolu bir davranış olamaz.Sevgili kızım, başkalarını affetmek için bulduğun bahaneleri kendin için asla kullanmazsın.

    + Neden merhametli olmayayım?

    - Hayır, hayır. Merhamet etmelisin. Yeri gelince merhamet göstermelisin. Ama belli bir ölçütün olmalı. Bunu onlara borçlusun. Sen kendi günahların için ne ceza çekiyorsan onlar da aynı cezayı çekmeli.

    + onlar insan.

    - Hayır. Her insan hareketlerinden sorumlu tutulmak ister mi? Elbette ister. Ama sen onlara bu şansı bile tanımıyorsun. Bu da son derece kibir
    dolu bir davranış. seni seviyorum seni gerçekten çok seviyorum ama bir de bana kibirli diyorsun. tüm söyleyeceklerim bu kadar.
    --spoiler--
    #3382715 (lost control, 11.05.2008 09:06 ~ 06.08.2008 22:28)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

dogville başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. dogville ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu dogville nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about dogville. Copyright of the articles are belong to their authors.